1 Nisan 2019 Sabahı…

Seçimdir, o da gelir, o da geçer.

Haysiyet, vicdan ve merhamet sahibi herkes için seçimler bir restleşme, iddia ve meydan okuma değil, milletin menfaati için ortaya konulan bir çabayı ifade eder. ‘Menfaat’ olgusunu şahsi ikbali ve istikbali için kullananlar hariç bu gerçek, tartışmasız bir ahlak kuralıdır.

Ne hazindir ki politikacılarla ilgili söylenmiş sözler çok da iç açıcı değildir. Dünya ölçeğindeki politikacı imajını değiştirecek, siyasetin bir meslek değil, halka hizmet amacı güden bir realite olduğunu kavratacak rol modellerle bu imajın düzelmesi elbette mümkündür. Ama politikanın ve politikacının gerçek anlamda ne olması gerektiğini bizlere gösterecek örnek sayısı bir elin beş parmağını geçmeyecek oranda ne yazık ki…

Dolayısıyla yazının girişindeki cümle önemlidir: Seçimdir, o da gelir, o da geçer.

Düzgün örnekleriyle çokça yaşamadığımız politik serüvenimiz 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerine doğru hızla akıyor. Tokat ölçeğinde AK Parti dışındaki partilerin aday bulma noktasında sıkıntılar yaşadığı bu süreçte, CHP, MHP ve İyi Parti’nin de kısa sürede bütün adaylarını açıklamaları bekleniyor. Elbette muhalefette olmanın handikapları arasında yer alır seçimlerde ‘aday sıkıntısı’ yaşamak. Ya da ‘daha fazla oy alabilecek adayı bulmak zordur’ demeliyiz belki de.

Winston Churchill “Bazı insanlar prensipleri için partilerini değiştirir, bazıları partileri için prensiplerini değiştirir” der. Bu seçim sürecinde Türkiye genelinde ve belki de Tokat’ta Churchill’i haklı çıkartacak olaylara rastlayabiliriz. Eğer gerçek anlamda halka ve Hakka hizmet yolunda prensiplerini değiştirecek olanlar varsa onlara diyecek lafımız olmayacak. Ama şahsi menfaatleri ve nefisleri doğrultusunda hareket edecek olanlara ise söylenecek çok söz var elbette…

Seçimdir, o da gelir, o da geçer dedik.

Bütün partilerin ve adayların, bu memleketin taşına toprağına sevdalı insanlar olduğuna inanarak bir seçim süreci yaşamak zorundayız. Nefislerin, egoların ve kibirlerin bir kenarda tutulup zincirlere vurulma vaktidir. Kırıp dökmeden, uzlaşı ve diyalog temelinde hareket edilmesi bütün yurttaşları ziyadesiyle memnun edecek, 31 Mart 2019 seçimleri baharın müjdeleyicisi olarak bu ülkenin kardeşliğine vesile olacaktır.

Toplumun derin kırılmalar yaşadığı, şiddetin yaş ve cinsiyet farkı gözetmeksizin hayatın her alanında yaşandığı bir zaman dilimine tanık olan ülkemizin, derin bir soluklanmaya ihtiyacı var. Politikacılar bu sürecin sona ermesine katkı sunmalıdır. İşte, 31 Mart 2019 seçimleri için yapılacak propaganda dönemi buna bir fırsattır. Sevgi diliyle, hoşgörü ve sevecenlikle herkesi kucaklayacak siyasetçi profili toplumsal barışa katkı sunacaktır.

Martin Luther King, “Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik. Ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk; kardeş olarak yaşamayı.” demişti. Kardeş olarak yaşamayı belki yine öğrenemedik. Ama öğrenmek için çaba göstermekten de vazgeçmeyeceğiz.

Seçimdir, gelir ve geçer. 1 Nisan 2019 sabahı arkadaş, komşu, akraba, hemşeri ve yurttaş olarak kalmamızın yolunun birbirimizin farklılıklarına saygı duymaktan geçtiğini unutmayalım.

Unutanlara hatırlatalım…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

‘EYVALLAH’I OLAN VALİ…

‘EYVALLAH’I OLAN VALİ…

Hazır Site by Uzman Tescil